İnsanın içindeki merak duygusu… Curiosity in Man…

Hikaye insanın dünyayı tanımasıyla başlar. Bu tanıma o kadar çok yönlüdür ki, kendi vücudundan tutunda bir zürafa’nın otları neden yediğine kadar gider. İşte insanın ilk zaafı, kaderi, döngüsü, hayatı yönlendirmesinden dünyanın ekolojik dengesinin bozulmasına kadar çeşitli olaylarda şu etken sorumludur: merak!!! Bu merak olgusu insanın tanımaya çalışmasıyla başlar. Merak ettikçe sorgular, sorguladıkça kendince çeşitli bilgiler kaydeder ve bu bilgiler daha sonraki konuların merakını oluşturur beyninde. Ve haliyle boş durmaz tabiki başlar kurgulamaya bu kurgulama sistemi öyle gelişmeye başlamıştır ki, şu an kullandığımız akıllı telefonlardan tutunda anne karnında ki bir bebeğin genleriyle oynayarak istediği bir bireyi yaratma çabasına kadar gidebilmiştir.

Merak aslında insanın doğumundan ölümüne kadar sürecek olan serüveninin çeşitli şekillerde ona tekrar olumlu veya olumsuz dönebileceği olayları oluşturur. Her insanın içinde çeşitli boyutlarda vardır bu duygu ama küçükken önüne koyulan bir taş yüzünden kimi insanlar için çok zararlı görünür. Merakı olmayan bir insan zararlıdır. Zarar tarafı her duyduğuna inanır, araştırma yapmaz (çünkü araştırma ona boş vakit kaybı görünecektir), kısacası beyni bir bilgi kirliliğine maruz bırakılmıştır. Hatta biraz daha ileriye gidersek bu tip insanları çok kolay yönlendirebilirsiniz. Bugün ki koşullar altında (bu tüm dünya için geçerli) merak duygusu zararlı olarak biliniyor ve bu tür insanlara hemen hemen her yerde karşılaşıyoruz. Meraksızlık bizi umursamazlığa ve hayata daha ince iplerle bağlanmamıza neden oluyor.

Taştan farkımızın olması için “be curious” “research” and “learn”.

#araştır #merak #öğren #düşünce #hayat #sorgula #bilgi #episto

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir