Bir Felis domesticus gözünden Homo sapiens ırkına bakış… (Dünyadaki diğer canlılar gözünden Doğa’nın katline seyirci kalmak…)

Aslında gözlemlemek doğru olabilir. Sonuçta canlı varlıklar olarak onlarda yer yüzünde ve maalesef bizim belirlediğimiz kaderi bir nevi yaşamak zorunda kalıyorlar. Kendi ellerimizle doğayı yok ettiğimiz şu günler de diğer canlılar ve canlılara yaşama olanağı veren oluşumlar yerle bir olmak üzere. Hayat, devinim kendine reset atmadan önce artık yaptıklarımızı ve şu anda yapmakta olduğumuz şeyleri sorgulamak durumundayız…

“Sabahın ilk ışıklarında bir koşuşturmaca bir, acelecilik tavırları var. Zamanı çok benimsiyorlar galiba yada yaşamak için zamanla yarışıyorlar. Bu yarış onları ilerde unutulmaz bir pişmanlık duygusuna itecek ama daha toylar bilmiyorlar ve aksine hırs ve gurura kapılıyorlar. Bu hırs ve gurur onların doğalarında yok atalarında da yoktu. Ne zaman ki evrim mekanizması olumlu yönde ilerledi alet kullanmaya başladılar işte o zaman evrimin bir sonucu olarak “zaman” mefhumunu tanıdılar. Yerleşik hayata geçtiler ve rekabetin sonucu olarak; yaşama hırsı güç hırsına evrildi. Ve bu güçte onları ölüm korkusuyla acımasızca yüzleştirdi.

Şu anki anda düşünce yapıları çok sert ve bireyciler. Bireyselliğe önem veriyorlar ve ilgilendikleri konu sadece bu. Aslında bu bencillik de olabilir. Bencil-bireysel olmalarının nedeni yine hırs konusunda olduğu gibi, ama her tür gibi hayatta kalmak için uğruna herşeyi yaptılar, yapıyorlar ve daha yapmaya da devam edecekler. Duygularıyla hareket eden kesim çok ve bu duygular onları bazen bataklığa kadar götürüyor. Biz bile yaklaşan gürültülü canavarlardan kaçarken onlar bile bile ölüme koşuyorlar bu kadar yaşamak istemelerine rağmen. Fakat mantıklı düşünen kesimde var inkar edilemez şekilde, bunlar da ya maddiyatın peşinden gidip yaşamdan zevk almıyorlar yada bir konuda takılı kalıp kendi içinde sorguya çekiliyorlar.

Yerleşik hayata geçmeden önce doğaya gayet saygılıydılar. Bu saygıları şu anda yok hemde hiç. Bilim çerçevesinde ve bu doğrultuda ilerlerken, sırf kendi kolaylıkları için, tembellikleri yüzünden, daha çok rahat etmek uğruna doğayı rezil bir çoplüğe çevirdiler. Bu bataklığı kurutmak yerine daha çok bataklık oluşturmaktan da başka bir işleri yok. Ayrıca bu rahatlık konusu onlarda kalıcı bir hal almış ki yaptıkları çeşitli şeylerde kendi aleyhlerinde ama nafile.

Öğlen saatlerinde şehir içleri genelde boş oluyor ve bu saatlerde ya sanki kendileri bişeyler öğrenemiyorlarmış gibi okula yada daha çok tembellik içinde yüzmek için çalışmaya gidiyorlar. Bu çalışma fikrini kim bulmuş bilmiyoruz ama çoğunlukla da biz de o saatlerde rahat ediyoruz ve tabiki gece. Gece saatleri bizim için bulunmaz bir nimet ve bu nimet kış aylarında birazcık çetin geçiyor sadece. Evin önüne gelipte söndürdükleri o canavar bazen çoğumuzun gecelik konaklama yeri oluyor. Onların rahatı bazende işimize gelebiliyor…. ”

(devamı 24 saat sonra…)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir