Prometheus’un zincirlere vurulma anı…

PROMETHEUS

Yüce gökler, tez kanatlı yeller,

Irmakların akıp giden suları,

Denizlerin kıvrım kıvrım sonsuz gülüşleri!

Toprak, varlıkların anası.

Ve sen, Güneş, her şeyi gören koca toparlak!

Sesleniyorum size, gelin görün

Bir tanrıya neler çektiriyor tanrılar!

Görün başıma gelenleri,

Yıllar yılı çekeceklerimi.

Bu çileyi layık gördü bana

Tanrıların başına geçen.

Yazıklar olsun, yazıklar olsun!

Çektiğim çekeceğim acılar

Paralıyor yüreğimi.

Bütün bu işkencelerden sonra

Kurtulacak mıyım bir gün?

Ama neler söylüyorum, her şeyi önceden bilmiyor muydum?

Hepsini biliyordum başıma geleceklerin.

Payıma düşeni gönül ferahlığıyla taşımalıyım,

Kaderin önüne durulmaz, bilmeliyim bunu.

Ama susmak da olmuyor, söylemek de

Bu benim başıma gelenleri.

Evet ben, kara bahtlı ben başımı bu dertlere soktum

İnsanlara iyilik edeyim derken.

Bir gün bir rezene sapı içinde

Çaldım götürdüm insanlara ateşin tohumunu.

Bu tohum bütün sanatların anahtarı oldu,

Bütün yolları açtı insanlara.

Suçum bu işte benim tanrılara karşı,

Bu yüzden zincire vuruldum bu göklerin altında.

Bu da ne? Ne oluyor? Nedir bu ses?

Bu belli belirsiz güzelim koku da ne?

Bir tanrı mı gelen, bir insan mı,

Yarı insan, yarı tanrı yaratıklar mı yoksa?

Çektiklerimi görmeye mi geliyorlar

Dünyanın bir ucundaki bu kayalığa?

Niçin gelmiş olabilirler?

Ah gelin de zincirlere vurulmuş Mutsuz bir tanrı görün!

Zeus’un düşmanını görün,

İnsanları sevdi diye Zeus’un sarayındaki bütün tanrıların

Düşman kesildiği tanrıyı görün!

Aman, bak, daha yakın şimdi!

Kuş sesleri mi duyuyorum yam başımda?

Bir kanat hışırtısı sarıyor havayı:

Bu sinsice geliş korku salıyor içime.*

*AİSKHYLOS. ZİNCİRE VURULMUŞ PROMETHEUS. İş bankası kültür yay. Syf:5-6. 2015.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir