İletişim kuralları……. Sağlıklı bir iletişim kurabilmek…

Günün bittiği bu saatte insanlarla gereksiz yere tartışmak. Hemde beyinlerinin içinde küçücük dünyasında yaşayan, yaşamdan zevk almayan, insanları hor ve hakir gören ve yaptığı işten de bi halt anlamayan gereksiz insanlara laf anlatmak. İdrak yolları yüzünden beyinleri iflas halinde ama kendi küçük dünyasında herkese hükmederken gerçek hayatta da hükmetmeye çalışan zavallı insanlar. Sadece vakit kaybı…

Evet vakit kaybı, çünkü normal bir bireyin yaşantısı daha önemli. İnsanlara verimli olabilecekken o saatlerde kendini bir duvara anlatmaya çalışmak anlamsız ve gereksiz, gereği olmayan bir davranış. Bu bir tavuğa neden uçamıyorsun diye saatlerce soru sormaya benzer. Çünkü o bir tavuk ve atalarından gelen genler nedeniyle artık uçamıyor, neden bu kadar basit.

Ve fakat bu insanları hayatımızda ne kadar çok erken fark edip silersek bu bizim için o kadar mantıklı ve gerekli bir eylem olur. Çünkü insan hayatı önemli bu dünyada kesfedilecek o kadar çok şey var ki ufkumuzu ve benliğimizi açacak, anlatılmaz yaşamak lazım…

Kendini anlatma çabası insanoğlunda her zaman var olmuştur. Çünkü birinin sizi yanlış anlaması bazende sizin hayatınıza mal olabilir ve bu durum hayatınızı bir çıkmaz sokaktaki kedi kadar sizi çaresiz hissettirebilir. Lakin anlatırken karşıdaki kişinin size olan saygısı ve dinleme kapasitesini de ölçmek lazım. Eğer saygısı olmayıp kendini büyük görüyorsa bir sauropod gibi, bunun hiç bir elle tutulur tarafı yoktur sizin için. Artık o insanı gönül rahatlığıyla hayatınızdan silebilirsiniz. Bundan sonraki fiil ve eylemler boşa zaman kaybı olup, sizi hayattan ve hayattaki zevklerden alıkoyacaktır.

Dilin evrimi o kadar karmaşıktır ki, bu insan zekasıyla doğru orantılı olarak zaman içinde artar ve sağlıklı bir iletişimi oluşturur. Duygular ve hissedilenler ilk plandadır ve insan paylaşımcı bir birey olduğu için başkalarıyla iletişim kurarak, kendi durumunu bir başkasıyla paylaşarak mutlu olur veya kendini teselli eder. İşte burda önemli olan duyguları karıştırabilmeden mantıklı bir sağduyuyla karşıdaki kişinin bunu anlayıp anlayamayacağı veya bu bilginin onun kapasitesini kaldıracağı yönünde tahlil edilmelidir. İletişimdeki en önemli kural budur. Eğer hayatımızdaki kişileri bu yönde seçip elersek, bizim için hayat bir nebzede olsa çekilebilir bir hale gelebilir. Zira verilen bilgiyle, bu bilgiyi kaldıramayacak olan bir kapasiteyle konuşacak olursak burada üzülen taraf biz oluruz ve toprak ana bizi daha çabuk kabullenir.

Sonuç olarak, belirli bir süre biçilen bu insan hayatında secimlerimize dikkat edip kararlarımızı bilgi-kapasite dengesinde alırsak hayatımızda; daha çok verimli olur, ve bu alınan kararlar doğrultusunda hayattan daha çok zevk alırız…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir