Para Kazanmak ve Yaşamaya Çalışmak

    Malesef günümüz 21. yy’ında hayatta kalmak için çalışmak zorundayız. Bu zorundalık insanoğlu için hem tuhaf hemde elzemdir. Ama insanlar doğası gereği barınma beslenme ve üremek için enerjilerini ve zamanlarını harcayıp günümüze kadar geldiler buraya kadar herşey normal gibi, peki ya bundan sonra..?     Günümüz insanı ise paraya muhtaç ve muhtaç …

Hepimizin Ortak Noktası… Çocuk kalmak…

Soğuk ve karanlık bir kış gecesi. Üç gün sonra Otuz yaşıma giriyorum yıl hesabı olarak tabi. Ama ruhum hala aynı hala aynı çocuksu yapıda ve ben o çocuğu hiç büyütemedim. Daha doğrusu büyütmek istemedim. Çünkü erken yaşlanmak hiç bana göre değildi. Asla aynaya bakmadım traş olmalarım haricinde. Hiç bir sorumluluk …

Bir şizofrenik’in zevk anıları…

Tam olarak sıradan bir günün sıradan bir saatinde koltuktan kalkıp mutfağa bira almaya giderken oldu. Şimşek gibi çakan bir baş ağrısı ve sonunda yerin aniden kayıp harflerin ve kelimelerin kucağına düşmem… Aslında ben, benliklerin arasında ve kimliklerin içinde boğuşuyordum. Kendi kimliğimi bulmam için ilk önce diğer kimlikleri silmem lazımdı. Içimdeki …

Her zaman ki sabah ayini…

Herkese merhaba burgaz sabahından. Bugün yine bulutlu ve yozlaşmış ama aynı zamanda ümit içeren sabahlardan birisi. Aslında bana göre yine aynı değişen pek bişey yok. Bir tek caddenin diğer tarafında kedi çöple oynuyor o kadar, arabaların park hali bile değişmemiş bir haftadan beri. Bazende çöpçüler geçiyor süpürgeleri bir o yana …

Beyin’in evrimi ve Dini tarihe yansıması…

Tanrıların kökenine ilişkin kuramlara dair son soru şudur: Tanrıların ortaya çıkışı evrimin bir adaptasyonu mudur ve evrimsel olarak avantaj yaratmış mıdır yoksa tanrıların ortaya çıkışı evrimin sadece bir yan ürünü, bir yazarın sözleriyle “ilkel bir zihnin işlevini kaybetmiş bir kalıntısı mıdır?” Yazarların çoğunun adaptasyonu savunan bir görüşe sahip olduğu tartışma, …

Bir kaç küçük aforizma…

Farklı özüne itina gösteren ruh, kaçındığı şeyler tarafından her adımda tehdit edilir. Dikkati -en büyük ayrıcalığı- onu sık sık terk ettiği için, kaçmak istediği eğilimlere boyun eğer, ya da murdar sırlara yem olur… Bizi hayvanlara ve nihai meselelere yakınlaştırma bu korkuları, bu titremeleri, bu başdönmelerini kim yaşamamıştır ki? dizlerimiz bükülmeden …

Delilik belkide sonsuz hayalgücünün ürünüdür…

Yani hayatımın öyküsünü yazacağım. _Ne hayat ama! Yaşadım mı ki? Gencim, yüzümde kırışıklıklar ve kalbirnde tutkular yok. Ah! Hayatım ne kadar sakin oldu, o kadar tatlı ve mutlu geliyor ki, huzurlu ve safiyane! Ah! Evet, huzurlu ve sessiz, içinde ceset yerine ruh yatan bir mezar… Neredeyse yaşamadım: Alemi hiç tanımadım, …