Bir şizofrenik’in zevk anıları…

Tam olarak sıradan bir günün sıradan bir saatinde koltuktan kalkıp mutfağa bira almaya giderken oldu. Şimşek gibi çakan bir baş ağrısı ve sonunda yerin aniden kayıp harflerin ve kelimelerin kucağına düşmem…

Aslında ben, benliklerin arasında ve kimliklerin içinde boğuşuyordum. Kendi kimliğimi bulmam için ilk önce diğer kimlikleri silmem lazımdı. Içimdeki sanrılar o kadar yoğun ve acımasızdı ki hepsine teker teker bulaşıyordum. Hepsi de suçu kendi üstüne alıp bir başkasının üzerine yaftalıyordu. Bu kadar çaba niyeydi ve neden kendi özüme dönemiyordum. Beni bu kadar yoran, insafsızca yargılayan, yalan söyleyen ve kahkaha atan benler neden içiçeydi. Efsaneler içinde dönüp dolanırken kimlikler, duvardan duvara çarpıyordu kendi kendine….

Devamı yakında…