Ütopik Hikayeler Serisi… Fantastik Edebiyat Notları…

Uzakta, galaksimizin diğer tarafında bize benzeyen canlıların – evler ve bombalar yapan, şiirler ve bilgisayar programları yazan tüysüz iki ayaklı hayvanların yaşadığı bir gezegen vardı. Bu varlıklar bir zihne sahip olduklarından bihaberdiler. Bu varlıkların, “isteme,” “niyet etme,” “bir şeye inanma,” “korku hissi” ve “hayret hissi” benzeri nosyonları vardı. Ne var …

…maskeler maskeler…

Yüzümüze günlük hayatta o kadar çok maske takıyoruz ki, birde üstüne bez maskeler örtüyor ağzımızı yetmezmiş gibi. Dışarıya o kadar sahtekar ve çıkarcı davranan insanoğlu için bulunmaz bi nimet. İkili ilişkilerde yapmacık ve suni olan bu tür en önemli ikinci organını saklıyor diğer ağızlardan. Yalanlar dilimize pelesenk olmuşken birde onları …

Afrika Amerika ve John LOCKE…

MODERNLİĞİN BAŞLANGICINDA, ticaret fırsatlarını genişletmeye hevesli olan Avrupalılar, diğer kültürler hakkında bilgilerini artırmaya çalışmışlardı. Çeşitli karşılaşmalar, onların kendilerine ilişkin duygularını ve fikirlerini karmaşık bir biçimde etkilemişti. Bazı AvrupalIlar, insan kültürlerinin çeşitliliği hakkında gittikçe artan farkındalıklarının, kendi inanışlarına ve toplumsal pratiklerine yükledikleri genel geçerlilik anlamıyla çeliştiğini gözlemlemişlerdi. Bu süreç günümüzde de …

Koronavirüs günlerinde edebiyat notları…Dikkat ağır edebiyat içerir..!

İnsan yaşamının herhangi bir anlamı ve değeri var mıdır? Bu soruyu sorarken yanılsama içerisinde değiliz. Ortaya, bugün bize sadece anlatılması düşen bir hakikatin sahipleri olarak çıkamayacağımızı da pekala biliyoruz. Bu hala çözülmemiş bir sorun olarak karşımızda dururken, onu çözme girişiminden vazgeçemeyiz. Modem çağımızın, bize, çözüme ilişkin hiçbir güvence verememesi, daha …

her geçen gün aleyhime işliyor biliyorum artık. Akıl veren sözde edebiyat eserlerinden tutunda, sözde insancıl davranan insanlara kadar. Zamanla savaşmak kadar saçma bir durum olmasa gerek hele ki tek başına biri olarak. Hayata zaten bir sıfır yenik başlayan insanoğlu gücünü bu şekilde şuursuzca harcamamalı. Şu an tam otuz yaşında biri …

Hayat bu kadar…

Yedi hafta geçti o günden bu yana, bense, cenazede şiddetle duyduğum yazma isteği, intihar haberini aldığım anda olduğu gibi boğucu bir dilsizliğe dönüşmeden işe koyulmak, annem üzerine yazmak istiyorum. Evet, işe koyulmak: çünkü annem üzerine yazma gereksinimi zaman zaman kendiliğinden ortaya çıkıverse de, henüz öylesine belirsiz ki, böyle durumlarda yapacağım …

Antropolojik açıdan seks ve erkek egemenliğinin nedenselliği…

Band ve köy toplumları arasında erkek egemenliği kurumlarının çok yaygın bir kompleks olmasının nedeni savaştır. Bu kompleksin varlığı kadın hakları savunucuları için bir sıkıntı ve şaşkınlık kaynağıdır. Bir çok kadının korkusu şudur ki eğer erkek egemenliği bu denli uzun zamandır varlığını sürdürmekte ise erkeklerin kadınlar üzerinde egemenlik kurmaları belki de …

…bazen…

Bazen delirmek istersin bilerek ve isteyerek. Hiç kimsenin umrunda olmadan sessiz çığlıklar içinde. Kendi dünyanın dışına çıkmadan ve dünyanın dönmesini umursamayarak. Hiç bir kimsenin etkisi altında kalmadan sadece dümdüz delirmek. İçindeki volkanları ancak böyle atabilirsin belki de iyileşmek için. Evet iyileşmek için bazen delirmek lazım kandi halinde kimseye zarar vermeden …

Bilinç Dışında Bir Olgular Dünyası Var mıdır ? Ya da bilincin dışında bişeyler var mıdır..?

Bilimsel etkinliğe başlayabilmek için gerekli olan temel kabullerin, inançların başında, bilincimizden bağımsız olarak, dış dünyada nesnel bir gerçekliğin ve bu gerçeklikte yer alan olguların var olduğuna inanmak gelir. Einstein’ın bu konudaki sözleri çok açıktır: Onu algılayan süjeden bağımsız bir dış dünya inancı, bütün doğa bilimlerinin temelidir (Isaacson 2010, 339). Aksi …