Epistemizm…

Önüme baktığımda gördüğüm şu kağıt bir sanrı olabilir. Bu durumda önüme baktığımda görüyormuş gibi olduğum kağıdın gerçekte orada bulunmadığını söylüyoruz. Ancak, kimi durumlarda sanrı görüyor olabilmemiz, bunların dışında kalan durumlarda sanrı olmayan algılar ediniyor olmamızı gerektirir. Çünkü sanrı-dışı algılar olmasaydı, sanrı diye bir şey olamazdı. Bir başka deyişle, bütün algı, …

Yaşama, Oluş, Yaratma, Güç istenci

Goethe bir söyleşisinde şöyle demişti: “Filozoflar bize kendi yaşama biçimlerinden çıkmamış olan hiçbir şey sunamazlar. “Bu sözlerin tüm filozoflar için geçerli olup olmadığı tartışılabilir; ama bize, filozofların yaşamları ile felsefeleri arasında bir ilişki kurmamız gerektiğini hatırlatır. Özellikle Nietzsche söz konusu olduğunda, Goethe’nin sözleri tam bir geçerlik kazanır. Öyle ki ben, …

yeniden hayata karışmak…

Artık sigarayı daha çok içiyorum geçen aylara göre. Onunla öpüşme saatlerim çoğaldı diyebilirim. Genellikle günümü sigara içerek, espresso bazlı içecekler tüketerek ve de geçmişe dönük anıları tekrar kafamda canlandırarak geçiriyordum. Saatler tamamen kum saatine dönüşmüş saniyeler ile yarışıyordu. Kitap delisi olan ben kitapların yüzüne bakmıyordum artık ta ki bugün ve …

Ütopik Hikayeler Serisi… Fantastik Edebiyat Notları…

Uzakta, galaksimizin diğer tarafında bize benzeyen canlıların – evler ve bombalar yapan, şiirler ve bilgisayar programları yazan tüysüz iki ayaklı hayvanların yaşadığı bir gezegen vardı. Bu varlıklar bir zihne sahip olduklarından bihaberdiler. Bu varlıkların, “isteme,” “niyet etme,” “bir şeye inanma,” “korku hissi” ve “hayret hissi” benzeri nosyonları vardı. Ne var …

…maskeler maskeler…

Yüzümüze günlük hayatta o kadar çok maske takıyoruz ki, birde üstüne bez maskeler örtüyor ağzımızı yetmezmiş gibi. Dışarıya o kadar sahtekar ve çıkarcı davranan insanoğlu için bulunmaz bi nimet. İkili ilişkilerde yapmacık ve suni olan bu tür en önemli ikinci organını saklıyor diğer ağızlardan. Yalanlar dilimize pelesenk olmuşken birde onları …

Afrika Amerika ve John LOCKE…

MODERNLİĞİN BAŞLANGICINDA, ticaret fırsatlarını genişletmeye hevesli olan Avrupalılar, diğer kültürler hakkında bilgilerini artırmaya çalışmışlardı. Çeşitli karşılaşmalar, onların kendilerine ilişkin duygularını ve fikirlerini karmaşık bir biçimde etkilemişti. Bazı AvrupalIlar, insan kültürlerinin çeşitliliği hakkında gittikçe artan farkındalıklarının, kendi inanışlarına ve toplumsal pratiklerine yükledikleri genel geçerlilik anlamıyla çeliştiğini gözlemlemişlerdi. Bu süreç günümüzde de …

Koronavirüs günlerinde edebiyat notları…Dikkat ağır edebiyat içerir..!

İnsan yaşamının herhangi bir anlamı ve değeri var mıdır? Bu soruyu sorarken yanılsama içerisinde değiliz. Ortaya, bugün bize sadece anlatılması düşen bir hakikatin sahipleri olarak çıkamayacağımızı da pekala biliyoruz. Bu hala çözülmemiş bir sorun olarak karşımızda dururken, onu çözme girişiminden vazgeçemeyiz. Modem çağımızın, bize, çözüme ilişkin hiçbir güvence verememesi, daha …

her geçen gün aleyhime işliyor biliyorum artık. Akıl veren sözde edebiyat eserlerinden tutunda, sözde insancıl davranan insanlara kadar. Zamanla savaşmak kadar saçma bir durum olmasa gerek hele ki tek başına biri olarak. Hayata zaten bir sıfır yenik başlayan insanoğlu gücünü bu şekilde şuursuzca harcamamalı. Şu an tam otuz yaşında biri …

Hayat bu kadar…

Yedi hafta geçti o günden bu yana, bense, cenazede şiddetle duyduğum yazma isteği, intihar haberini aldığım anda olduğu gibi boğucu bir dilsizliğe dönüşmeden işe koyulmak, annem üzerine yazmak istiyorum. Evet, işe koyulmak: çünkü annem üzerine yazma gereksinimi zaman zaman kendiliğinden ortaya çıkıverse de, henüz öylesine belirsiz ki, böyle durumlarda yapacağım …